27 Mart 2009 Cuma

7. ay kutlaması



Takip etmekten değil, yeni yazı bulamamaktan usananlara selamlar :)
Malum, Deniz'in lenfadeniti hem onu, hem de bizi üzdü ve yordu biraz. Üstüne bir de benim "ben" operasyonum ve operasyon öncesi abartılı gerginliğim eklenince yazılar yine askıda kaldı. Bu arada sezaryen- epidural- gerçekleştirmiş bir insan olarak ufacık bir operasyonla ilgili yarattığım heyecana ben de hayret ettim!
Neyse şimdilik herşey yine yoluna girdi çok şükür...
Dün de 26 Mart idi malum, kızların 7. ayı doldu. Hediyeler, pastalar, uzamamış saçlara tokalar işin keyifli yanıydı. Keyfimiz akşam başlayan ağlamalarla kesildi; neyse ki, o da uykunun verdiği bir huysuzlukmuş, çabuk geçti. Artık büyüdüğümüz için gündüz uykularımız da kısaldı tabi. Bakalım dişlerimiz ne zaman çıkacak. Yarın doktorumuz söyler belki :)



12 Mart 2009 Perşembe

6. ayımız bitti




İlk yaşımızı yarıladık, inanılır gibi değil! Doktor kontrolümüzde herşey yolunda çıktı maşallah. bizimkilerin gıdaları çeşitleniyor artık; mesela geçen gün babaannemizin tarhanasından yedik, pek beğendik. bu sabah da yumurtalı, labneli, pekmezli ve bebe ekmekli bir kahvaltı yaptık oooh, şapırt! Kahvaltı sonrası oyunlar da çok eğlenceliydi; değmeyin keyfimize :)

Good evening Stockholm!




Babaannemiz ve dedemiz iş için Nordik ülkelere uzun bir seyahate çıktılar, 15 gün kadar. Kısmetse bu haftasonu dönüyorlar. İkizlerin hasreti her akşam msn den görüntülü aramalarla giderilmeye çalışılıyor. Bizimkilerin klavyeye olan merakları, tuşlara yetişmeye ve basmaya çalışmaları çok keyifli :) ben de onlara ingilizce öğreten mini bir laptop aldım. buyrun bakın hallerine, pek bir çalışkan olacaklar maşallah :) e hangisi kim diye soracak olursanız, ilk fotoraf Yağmur'un, diğerleri de Deniz...

Deniz'in 2. boğaz vakası

Selamlar :) benim uzun aralıklı yazışlarım istemeden bir klasik haline dönüştü artık!
Bu seferki nedenime gelince, Denizciğimin boğazı tekrar şişti. Mrlar, kan tahlilleri vs. derken sonuç: lenfte enfeksiyon. Ama çok şükür antibiyotik tedavisi cevap verdi ve şişlik giderek inmekte. Hep deriz ya, Allah dermansız dert vermesin. Demek ki, bizim evin nazlısı Deniz kızımız. Yağmurcuğum da onu mu hissediyor nedir, biraz huysuzluğu var. Bebek değiller mi, olacak elbet :)

25 Şubat 2009 Çarşamba

Babamız geldi, yardımcımız gidiyor, annemiz revizyonda...

Epeydir yazamadım yine... Çok şükür babamız Cumartesi öğleden sonra sağ salim geldi; evde bayram oldu :) Karşılıklı pek bir özleşmişiz, kızların keyfine diyecek yoktu.
Ben de bu arada epeydir yapmak istediğim değişikliği, babamıza sürpriz olacak şekilde dönüş günü yaptım. Uzun zamandır toplamaktan sıkıldığım saçlarımı kestirdim ve daha önceden kullandığım kızıla boyadım. Fena olmadı sanırım, tepkilerden anladığım. Ama kızlardan gelen bir tepki beni yıktı! Tanımadılar!! E tabi, bir anda bu kadar değişiklik onlara pek bir radikal gelmiş olsa gerek. Allahtan kısa sürdü bu şaşkınlık ve kızlarımla kaynaştık :) Bu fiziksel değişime sporla devam ediyorum, Pazartesi başladım; malum yaz geliyor, forma girmek lazım efendim! Sezaryen doğumdan kalan göbeğimiz tüm haşmetiyle varlığını sürdürürken bana rahat yok.











Pazar günü misafirlerimiz vardı, Güneş kardeşimiz, Sevgi ve Serhat. Çok hoş vakit geçirdik. Güneş çok şık ve usluydu doğrusu, çok beğendik küçük hanımı :)












Ne var ki, günler hep keyifli geçmiyor. Bakıcımız gidiyor. Alışmıştık da 6 aydır... N'apalım, yeni bir bakıcı bulduk, Cuma'ya geliyor, hayırlısını dilemekten başka yapacak birşey yok. Kızlar iyi olsun da...

20 Şubat 2009 Cuma

Öyle bir geçer zaman ki...

Demiş Erkin Baba :)Atalarımız da sayılı gün çabuk geçer demiş. Bir de baktık babasız günlerimiz de geçmiş :)Bakalım yarın kızların babalarına tepkisi ne olacak; babası prenseslerini büyümüş bulacak mı? Büyük kavuşmaya, inşallah, bir gün kaldı. Gel babası geeel gel :)

19 Şubat 2009 Perşembe







Agular, sesli gülüşler derken, Yağmur'dan değişik tonlamalı, inişli çıkışlı sesler gelmeye başladı; yazıya dökmem mümkün değil. Deniz ise sesini pek kullanmıyor, o daha çok elleriyle meşgul; ritm tutuyor, gel gel yapıyor; dün bir de baktım kulağını kaşıyor! Yağmur'un da el oyunlarıyla pek arası yok, koca elli Yağmur'un.. Hani şarkıdaki gibi değil yani: "Hiçkimsenin, yağmurun bile böyle küçük elleri yoktur..." Yağmur dönmekten çok keyif alıyor, Deniz ise sırtüstü yatmaktan. Velhasıl kelam, birinin yaptığını diğeri yapmıyor; en azından henüz... İkizsel davranışları merak edenlere duyurulur :)
Bu arada azimle devam eden çekimler sonucunda prenseslerimin gülümseyen pozlarını yakaladım, çok mutluyum :)Babamıza 4. gün hediyesi; 2 gün kaldı babası :)